Bayrak Konferans
  • EchoLink TÜRK Konferans Odası

  • EchoLink BAYRAK Konferans Odası

  • EchoLink TA-TRAC Konferans Odası

Q Kodları

ULUSLARARASI HABERLEŞMEDE KULLANILAN Q KODLARI

Bu kodlar 1965 yılında  ARRL Amateur Radio Station Log Book’ta yayınlanmıştır ve günümüzde tüm amatör telsizciler tarafından çok geniş olarak kullanılmaktadır. Günümüzde çok çeşitli elektronik haberleşme yolları kullanılmaktadır. Bu çeşitli haberleşme yolları kullanılırken ana amaç, her türlü bilginin  en kısa sürere ve doğru olarak karşı tarafa iletilmesidir. Özellikle acele, güvenlik, tehlike, emniyet vb. durumlarda haberleşme yollarını fazla meşgul etmeden, bilgiyi  geciktirmeden ve yabancı dille anlaşamayan radyo operatörlerinin daha kolay anlaşmasını sağlamak  için bazı kodlar kullanılır. Bunlar Q, Z, Servis, Sinpo ve Sinpfemo kodlarıdır.

Bu kodlardan Q Kodlarının orjinalleri 1909 yılında İngiliz hükümeti tarafından öncelikle gemi ve kıyı istasyonlarının haberleşmesinde kullanımı için tasarlanmış ve kısaltmaların listesi oluşturulmuştur. Kullanım kolaylığı, anlaşılırlık, akıcılık, hızlılık vb. pozitif yönlerinin yanında deniz taşıtlarının haberleşmesi başta olmak üzere ingilizce bilmemenin eksikliğini ordadan kaldıran Q Kodları bütün dünyada tüm haberleşme alanlarında hızla kabul görmüştür.

Londra’da 1912 ve 1913 yıllarında yapılan toplantılar sonucu,  Üçüncü Uluslararası Radyo-telgraf Sözleşmesi (Third International Radiotelegraph Convention) ile Servis Yönetmeliği’ne (Service Regulations)  radyo ve telgraf iletişiminde kullanılmak üzere toplam 45 adet Q Kodu kısaltması listesi (List of Abbreviations to be used in Radio Communications) eklenmiştir.

Bugüne anlam bakımından genişleyerek ve sayısal açından çoğalarak gelen bu kodlarla bir uçak pilotu “Kanadım eyik mi ?” sorusunu bile sorabilmektedir.

Yazımızda konu olan Q (kû) kodları; Q hafiyle başlayıp iki tamamlayıcı harften oluşan toplam üç harflik dizi şeklindedir. Q Kodları kullanımda ikinci harflerine göre de genel (QRA-QUZ), hava (QAA-QNZ ) ve deniz (QOA-QOZ) olarak gruplandırılmasına rağmen hemen hemen bütün Q Kodları elektronik haberleşme dallarında grup farkı gözetmeksizin kullanılmaktadır.

Q Kodları genelde soru ve cevap biçiminde kullanıldığından bu şekilde yazılmıştır. Haberleşme esnasında soru şeklinde vurgulanır veya soru işaretiyle kullanılırsa soru yazılı sütundaki anlamı taşır. Örneğin : QRA ? : Sizin istasyonunuzun çağrı işareti (adı, kodu) nedir?

Q kodları; cevap şeklinde vurgulanır veya soru işaretsiz kullanılmışsa ya da sorulmadan bilgi, rapor verilmişse cevap biçimi yazılı sütundaki anlamını taşır. Örneğin: QRA TA6CBO. Çağrı işaretim (istasyonumun adı/kodu) TA6CBO’dır.

Bazen Q kodlarıyla birlikte; isim, sözcük, frekans, sayı vb. ekler kullanılır. Bu ekler Q kodlarıyla sorulan, cevaplanan veya bilgi verilen konunun (Q kodunun) tamamlayıcısıdır. Örneğin; QRN 3 : Vericinizin emisyonu (sinyali/ işaretleri ) orta şiddette atmosferik karıştırmayla  (orta şiddette doğal parazitle) alınıyor anlamındadır.

Q kodları uluslararası anlam taşıyan kodlar olmasına rağmen hava, deniz, kara, amatör, askeri, arama-kurtarma, yerel, diğer branş ve ihtisas ihtisas dalları vb. elektronik haberleşmelerde esas anlamına aynı paralellikte anlamlarda da kullanılmaktadır. Örnek : QTH : Genel olarak “Enlem ve boylam derecelerine (ya da belli bir coğrafi noktaya göre) bulunduğunuz yer.” şeklinde anlam ifade etmektedir. Türkiye içi bir radyo habeleşmesinde QTH Bursa ifadesinde istasyonum Bursa ilindedir ya da Bursa ilinden çıkış yapıyorum şeklinde anlaşılacaktır. Bursa il merkezindeki bir radyo haberleşmesinde ise “Şu anda QTH’teyim.” şeklindeki ifadeden “ikametten çıkış yapıyorum (evdeyim)” şeklinde anlam çıkarılabilmektedir.

Q kodları çok daha fazla sayıda olmasına rağmen, Q KODLARI LİSTESİ Amatör Telsizcilikte gerekenler  ve kurtarma ile ilgili olanlar, alfabetik sıraya göre, çok kullanılanlar ve önemli olanlar kalın harflerle  yazılmıştır.

 Q Kodları tek tek İngiliz alfabesi ile telaffuz edilir. İngiliz alfabesinin okunuşu aşağıda verilmiştir.

Aa        Bb               Cc           Dd           Ee           Ff            Gg           Hh           Ii              Jj           Kk              Ll             Mm          

ey            bi             si             di             i               ef             ci             eyç          ay            cey          key          el             em

Nn           Oo               Pp           Qq       Rr            Ss                Tt            Uu           Vv        Ww          Xx            Yy          Zz

en            o              pi             kû            ar            es            ti              yu            vi          dablyu         eks          vay         zet

Örnek: QNY = Qû eN vaY şeklinde telaffuz edilir.

 

Q Kodu Q KODU SORU Q KODU CEVAP VE YORUM
QOA Mors ile 500 KHz de muhabere yapabilir misiniz? Mors ile 500 KHz de muhabere yapabilirim.
QOB Radyotelefon ile 2182 KHz de Muhabere yapabilir misiniz? Radyotelefon ile 2182 KHz de Muhabere yapabilirim.
 QOC Radyotelefon ile 16.Kanal (156,8 MHz) de Muhabere yapabilir misiniz? Radyotelefon ile 16.Kanal (156,8 MHz) de Muhabere yapabilirim
QOD Muhabereyi hangi lisanla yapabilirsiniz?  Muhabereyi …… lisanla yapabilirim.
0- Hollandaca 5- İtalyanca
1- İngilizce 6- Japonca
2- Fransızca 7- Norveçce
3- Almanca 8- Rusça
4- Rumca 9- İspanyolca
QOE …….geminin geçirdiği emniyet çağrısını aldınız mı? …….geminin geçirdiği emniyet çağrısını aldım.
QOF Çağrımı kaliteli aldınız mı? Çağrınızı …… aldım.
1- kalitesiz
2- orta kaliteli
3- kaliteli
QOG Yazılacak kaç mesajınız var? Yazılacak ….mesajım vardır.
QOH Size…….saniye gönderme yapabilir miyim? Bana…….saniye gönderme yapabilirsin.
QOI Mesajlarımı gönderebilir miyim? Mesajlarını gönderebilirsin.
QOJ …MHz den Radyo beacon’ın mevki tayin yayınlarını dinliyor musun? …MHz den Radyo beacon’ın mevki tayin yayınlarını dinliyorum.
QOK  Radyo beacon’ın mevki tayin yayınlarını…MHz den alabiliyor musun?  Radyo beacon’ın mevki tayin yayınlarını…MHz den alabiliyorum.
QRA İstasyonunuzun ismi nedir? İstasyonumun ismi…..dir.
QRB İstasyonumdan tahminen hangi mesafedesiniz? İstasyonlarımız arası tahminen…km veya deniz milidir.
QRC İstasyonunuzun ücret hesapları hangi idare tarafından tasfiye olunur? İstasyonumun ücret hesapları …….idaresi tarafından tasfiye olunur.
QRD Nereye gidiyorsunuz? Nereden geliyorsunuz? …gidiyorum.  ….den geliyorum.
QRE …. ye ne vakit gelebileceksiniz? … ye saat… da gelebileceğimi tahmin ediyorum.
QRF ….. (mahal) ye mi döneceksiniz? …(mahal) döneceğim. Yahut dönünüz.
QRG Doğru frekansımı, veya….nın doğru frekansını bildirimisiniz? Doğru frekansınız… MHz dir.
QRH Frekansım değişiyor mu? Evet, değişiyor.
QRI Göndermemin tonu nasıldır? Göndermenizin tonu:
1- iyidir
2- değişiktir
3- fenadır
QRJ Kayıtlı kaç adet çağrın var? Kayıtlı…….adet çağrım var.
QRK İşaretlerimin (yahut…işaretlerinin) okunaklılığı nasıl? İşaretlerin okunaklılığı:
1- okunmaz
2- bazı bazı okunur
3- okunaklı fakat güçlükle
4- okunaklı
5- iyi okunaklı
QRL Meşgul müsünüz? Meşgulum.
QRM Karışıyor musunuz? Karışıyorum:
1- hiç
2- ehemmiyetsiz
3- orta derecede
4- fazlaca
5- ziyadesiyle
QRN Parazitler karıştırıyor mu? Parazitten karışıyorum:
1- hiç
2- ehemmiyetsiz
3- orta derecede
4- fazlaca
5- ziyadesiyle
QRO Gücümü yükselteyim mi? Gücünüzü yükseltiniz.
QRP Gücümü azaltayım mı? Gücünüzü azaltınız.
QRQ Daha çabuk geçireyim mi? Daha çabuk geçiriniz. Dakikada… kelime.
QRR Otomatik cihazları kullanmaya hazır mısınız? Otomatik cihazları kullanmaya hazırım. Dakikada… kelime geçiriniz.
QRS Daha yavaş geçireyim mi? Daha yavaş geçiriniz. Dakikada…kelime.
QRT Geçirmeyi durdurayım mı? Geçirmeyi durdurunuz.
QRU Bana ait bir şeyiniz var mı? Size ait bir şeyim yok.
QRV Hazır mısınız? Hazırım.
QRW Kendisini …MHz den çağırdığınızı … ya haber vereyim mi? Onu…MHz den çağırdığımı lütfen söyleyiniz.
QRX Beni ne vakit tekrar çağıracaksınız? Sizi …saatte…..MHz den tekrar çağıracağım.
QRY Sıram Kaçtır? (Muhabereye dair) Sıranız…dır.
QRZ Beni kim çağırıyor? Sizi…çağırıyor,…MHz den..
QSA İşaretlerimin (işaretlerinin) kuvveti nasıldır? İşaretlerinizin kuvveti:
1- duyulur duyulmaz
2- zayıf
3- oldukça iyi
4- iyi
5- çok iyi
QSB İşaretlerimin kuvveti değişiyor mu? İşaretlerinizin kuvveti değişiyor.
QSC Yük gemisi misiniz? Yük gemisiyim.
QSD Maniplasyonum düzgün değil mi? Maniplasyonunuz düzgün değil.
QSE (Deniz uçağı için) Deniz sizi sürüklüyor mu? Saatte…mil ile sürüklenmekteyim.
QSF Yaralın var mı? ……adet yaralım ile……limanına gidiyorum. Ambulans istiyorum…
QSG Bir defada …telgraf geçirebilir miyim? Bir defada……adet telgrafı geçiriniz.
QSH Senin memleketinde D/F muhaberesi için ekipman var mı? ….isminde…….da D/F istasyonumuz vardır.
QSI Göndermeleri durduramadın mı? …MHz  üzerinden geçirmeleri kesmek mümkün olmadı.
QSJ Dahili ücretiniz ile birlikte….için alınacak kelime başına ücret ne kadardır? Kelime başına……franktır.
QSK İşaretlerinizin arasından beni işitebiliyor musunuz? İşaretlerimin arasından sizi işitebiliyorum.
QSL Bana alındı verebilir misin? Size alındı veriyorum.
QSM Size geçtiğim son telgrafı tekrar edeyim mi? Bana son(yahut…numaralı) telgrafı tekrar ediniz.
QSN Beni …MHz üzerinden, yahut…(çağrı işaretini) işittiniz mi? Sizi…MHz den (yahut…işaretini) işittim.
QSO ….İle doğrudan (veya aracılığı ile) muhabere yapabiliyor musunuz? …  ile Doğrudan muhabere yapabiliyorum.
QSP …..ya ücretsiz tekrar geçirir misiniz? … ya  ücretsiz tekrar geçirebilirim.
QSQ Geminizde doktor (veya şahıs ismi) var mı? Gemide doktor (veya…Şahsı) var.
QSR Bu çağrımı çalışma frekansı üzerinden tekrarlayabilir miyim? Müdahale var, sizi duymuyorum, çalışma frekansı üzerinden geçiriniz.
QSS Hangi frekansı kullanıyorsunuz? …MHz i kullanıyorum.
QSU Bu frekanstan geçireyim mi? Şimdiki frekanstan geçirin.
QSV Bu frekanstan (yahut…MHz den) bir seri V geçireyim mi? Bu frekanstan (yahut…MHz den) bir seri V geçiriniz.
QSW Bu frekans üzerinden (yahut….sınıfı gönderme ile …MHz den) mi geçirmek istiyorsunuz? Bu frekans üzerinden (yahut….sınıfı gönderme ile …MHz den) geçirmek istiyorum.
QSX …..Çağrı işaretini….MHz üzerinden dinliyor musunuz? …..Çağrı işaretini….MHz üzerinden dinliyorum.
QSY Geçirmeye başka bir frekans üzerinden devam edeyim mi? Geçirmeye …. MHz üzerinden devam ediniz.
QSZ Her kelime veya grubu bir kaç defa mı geçireyim? Her kelime veya gurubu …sefer geçiriniz.
QTA …. Numaralı telgrafı geçirilmemiş gibi iptal edeyim mi? …. Numaralı telgrafı geçirilmemiş gibi iptal ediniz.
QTB Kelime sayımında benimle mutabık mısınız? Kelime sayımında sizinle mutabık değilim. Her kelime ilk harfini her sayının ilk rakamını tekrar edeceğim.
QTC Geçirilecek kaç telgrafınız var? Size (yahut…. ya)…adet telgraf var.
QTD Gemi veya uçağa ne gibi yardım yapıldı? Gemiye/uçağa…yardım yapıldı.
1- ….kişiyle kontrol edildi
2- battı
3- ….kişi kurtarıldı
QTE Size göre hakiki kerterizim nedir? Bana göre hakiki kerteriziniz…saatte, ….derecedir.
QTF Kontrolünüzdeki radyogonyometre istasyonları tarafından alınmış kerterizlere nazaran istasyonumuzun mevkiini bildirir misiniz? Kontrolümüzdeki radyogonyometre istasyonları tarafından alınmış kerterizlere nazaran istasyonunuzun mevkii……..dir
QTG Her biri 10 saniye süreli iki çizgi, ondan sonra(….defa tekrarlı)….MHz üzerinden çağrı işaretinizi geçirir  misiniz? Her biri 10 saniye süreli iki çizgi, ondan sonra(….defa tekrarlı)….MHz üzerinden çağrı işaretimizi geçireceğiz.
QTH Enlem ve boylama (veya başka malumata göre)göre mevkiiniz neresidir? Mevkiim ….Enlem ve …….boylama (veya başka malumata göre)göredir.
QTI Hakiki yolunuz hangisidir? Hakiki yolum….derecedir.
QTJ Seyir süratiniz nedir? Seyir süratim…..dir.
QTK Uçak süratiniz nedir? Uçağımın sürati….dir.
QTL Hakiki durumunuz (hiç rüzgarsız) nedir? Hakiki durumum….derecedir.
QTM Manyetik olarak gemi pruvasındaki değişikliğiniz nedir? Manyetik olarak pruvamda….derece değişiklik var.
QTN …den kaçta yola çıktınız? …den saat…de yola çıktım.
QTO Havuzdan-Limandan mı çıkıyorsunuz? Havuzdan/limandan çıkıyorum.
QTP Havuza mı, yahut…a ineceksiniz? Havuza yahut…a ineceğim.
QTQ İstasyonumla uluslar arası işaretler kodu ile muhabere edebilir misiniz? İstasyonunuzla  uluslar arası işaretler kodu ile muhabere edebilirim
QTR Doğru saat kaçtır? Doğru saat….dır.
QTS Frekansınızı ölçmek için….MHz den şimdi yahut….dan itibaren…..dakika geçirir misiniz? Frekansımı ölçmek için…. yapacağım.
QTT   Bu geçirmeden başka diğer bir mesajım daha vardır.
QTU İstasyonunuz hangi saatlerde açık bulunuyor? İstasyonum…saatten…saate açıktır.
QTV Sizin yerinize….MHz üzerinden ….saatten …saate kadar beklemeye gireyim mi? Benim yerime nöbete giriniz.
QTW Kontrol neticesi durumunuz nedir? Kontrol neticesi durumum fenadır, acele yardım istiyorum.
QTX Benimle muhabere yapmak için, istasyonunuzu ben yeniden söyleyene kadar, yahut….saate kadar açık tutar mısınız? İstasyonum……açık kalacak.
QTY İlerleme vaziyetinize göre ne zaman ulaşacaksınız? Bu durumda…. sonra vasıl olmayı umuyorum.
QTZ Aramaya devam ediyor musunuz? Evet, (kazaya uğrayanları) aramaya devam ediyorum.
QUA ……(çağrı işareti) haberiniz var mı? … dan şu haberler var.
QUB Sıra ile şu malumatları verir misiniz? Görme kabiliyeti, bulutların yüksekliği, rüzgarların yerine göre sureti…mevkiinde. İstediğiniz malumat şöyledir:
QUC Benden en son aldığınız mesaj numarası nedir? Sizden en son aldığım mesaj numarası…dır.
QUD ……(çağrı işareti) tarafından geçirilen acillik işaretini aldınız mı? …saatte aldım..
QUE ….lisanında….MHz de konuşabilir misiniz? evet…. konuşabilirim
QUF ……çağrı işaretinden gelen tehlike işaretini aldınız mı? …saat de aldım.
QUG Denize (yahut karaya) inmeye mecbur kalacak mısınız? Derhal denize / karaya inmeye mecburum.
QUH Deniz seviyesinde şimdiki barometreyi verir misin? Deniz seviyesinde barometre…. dir.
QUM Tehlike trafiği bitti mi? Tehlike trafiği bitti.
QUN Pek yakınımdaki (veya….da ki) gemilere bana mevkilerini ve hakiki yol ve süratlerini bildirmelerini rica ederim. Mevkiim, hakiki yolum ve süratim şudur:…..
QUP Mevkiinizi: mevkiim……dir
1- projektör
2- Karaduman
3- işaret fişeği ile bildirir misiniz?
QUR Kurtulanlar: Kurtulanlar….. oldu.
1- kurtarma cihazlarını aldılar mı?
2- onları kurtarma ekibi mi kurtardı?
3- karadaki görevliler ile buluştular mı?
QUS Kurtulanlardan veyahut enkazı gördünüz mü? Gördüm…..
QUT Kaza yeri bildirilmiş midir? Kaza yeri…tarafından bildirildi.
QUU Gemi veya uçağı mevkiine tevcih edeyim mi? gemi veya uçağı… ediniz
QUW Karaya oturan geminin ismi ve yeri bellimi? Geminin yeri…dir.
QUY Pozisyonunu herhangi bir araç belirledi mi? Evet, pozisyonumu… belirledi

CW’da KULLANILAN KISALTMALAR

 AA      ……’dan Sonraki Hepsi (All After …….)

AB       ……’dan Önceki Hepsi (All Before …..)

ABT     Hakkında (About)

ADR    Adres (Address)

AGN    Tekrar (Again)

ANI     Herhangi (Any)

ANT     Anten (Antenna)

BC      Yayın (Broadcast)

BCI      Yayın Enterferansı (Broadcast Interference)

BCL     Yayın Dinleyicisi (Broadcast Listener)

BD       Kötü (Bad)

BK       Kesme (Break)

BLV     İnanmak (Believe)

BN       ….. ile …… arası (Between ……. and ……..)

C          Evet

CFM    Onay (Confirm)

CK       Kontrol (Check)

CL        İstasyonumu kapatıyorum (Close)

CLD     Çağırıyor (Calling)

COND             Şartlar , Durum (Condition)

CQ      Genel Çağrı (Seek You)

CRD    Kart (Card)

CUAGN Tekrar Görüşürüz (See You Again)

CUL     Tekrar Görüşürüz (See You Later)

DE      Burası (This is … )

DLVD             İletildi (Delivered)

DR       Saygıdeğer , Sevgili (Dear)

DX       Uzak Mesafe (Long Distance)

ENUF             Yeter Derecede , Kâfi (Enough)

ER       Burada (Here)

ES        ve

FB       Mükemmel, İyi İş (Fine Business , Excellent)

FER     için (For)

FM       Frekans Modülasyonu

FONE             Telefon (Phone)

FREQ             Frekans (Frequency)

GA       İyi Öğle Sonları (Good Afternoon)

GB       Güle Güle (Good Bye)

GBE     Daha iyi Bir Adres Ver (Give Better Address)

GD      İyi Günler (Good Day)

GE       İyi Akşamlar (Good Evening)

GG       Gidiyorum (Going)

GLD    Memnuniyet (Glad)

GM      Günaydın (Good Morning)

GN       İyi Geceler (Good Night)

GND    Toprak (Ground)

GUD    İyi (Good)

HAM  Amatör Radyo , Radyo Amatörü

HI        Gülmek , Gülünecek şey

HPE      Umarım , İnşallah (Hope)

HR       Burada (Here)

HR      Duymak (Hear)

HRD    Duyuldun (Heared)

HV       Sahip Olmak (Have)

HVY    Çok , Yoğun (Heavy)

HW      Nasıl (How)

II          Tekrarlama Sinyali

INPT    Giriş (Input)

LID      Zayıf Operatör

LSN     Dinle (Listen)

MNI     Çok (Many)

MOD  Modülasyon (Modulation)

MSG    Mesaj (Message)

MTR    Metre (Meter)

N         Hayır (No)

NCS     Net Kontrol İstasyonu (Net Control Station)

NIL       Sana Gönderecek Birşey Yok.

NR      Numara (Number)

NW      Şimdi (Now)

OB       Büyük Çocuk (Old Boy)

OK      Tamam (Okey)

OM      Yaşlı Adam (Saygıdeğer) (Old Man)

OP        Operatör

PSE      Lütfen (Please)

PWR    Güç (Power)

R          Alındı (Received)

RCVR            Alıcı (Receiver)

REF     Referans

RIG      İstasyon Techizatı

RPT      Tekrar Etmek (Repeat)

RPRT   Rapor (Report)

RX      Alıcı

SA        Söylemek (Say)

SED     Söyledi (Said)

SIG      Sinyal (Signal)

SKED                Liste ,Tarife

SN        Yakında (Soon)

SRI      Üzgünüm (Sorry)

STN     İstasyon (Station)

SUM    Bazı , Biraz (Some)

SW       Kısa Dalda (Short Wave)

TFC      Trafik (Traffic)

TMW  Yarın (Tomorrow)

TNX     Teşekkürler (Thanks)

TRX     Alıcı-Verici (Tranceiver)

TU        Teşekkürler (Thank You)

TV        Televizyon

TVI      Televizyon Enterferansı

TX       Verici (Transmitter)

U         Sen , Siz (You)

UR       Senin , Sizin (Your)

VY      Çok (Very)

W         Watt

WID     ile (with)

WKD  Çalışıldı (Worked)

WKG   Çalışılıyor (Working)

WX      Hava Durumu (Weather Condition)

XMTR            Verici (Transmitter)

XYL-YF  Karım

XTAL              Kristal (Crystal)

YL       Genç Bayan

73        Selamlar , En iyi Dileklerimle

88         Sevgi ve Öpücükler

 

Tek karekter gibi gönderilen kısaltmalar.

AR       Göndermem bitti (over)

AS        Bekle (wait)

BK      Maniple sende (Back to you)

K         Devam et (go)

KN      Devam et (go only)

SK       Görüşme bitti 

RST SİNYAL RAPORU

RST (READABILITY, SIGNAL STRENGHT, TONE: OKUNABİLİRLİK, ANLAŞILABİLİRLİK, SİNYAL KUVVETİ, TONE)
Sinyal raporu, amatör görüşmenin en önemli unsurudur. Sinyal raporu olmayan görüşme, görüşülmüş sayılmaz.
R, READABILITY, Okunabilirlik, Anlaşılabilirlik:
1 Anlaşılmıyor
2 Bazı Kelimeler Anlaşılıyor
3 Oldukça zor anlaşılıyor
4 Normal denilebilir bir anlaşılma
5 Mükemmel
S, SIGNAL STRENGHT, Sinyal Kuvveti
1 Belli belirsiz, zorlukla algılanan sinyal
2 Çok zayıf sinyal
3 Zayıf sinyal
4 Orta sinyal
5 Oldukça iyi sinyal
6 İyi sinyal
7 Oldukça güçlü sinyal
8 Güçlü sinyal
9 Güçlü sinyal
T, TONE, Ton (Sadece CW ve Digital Haberleşmede Kullanılır)
1 Çok geniş bandlı, kaba, 50 Hz ihtiva eden kötü ton
2 Geniş bandlı, 50 Hz ihtiva eden ton
3 Kaba ton, Besleme vınıltılı ton
4 Kaba, hafif filitrelenmiş ton
5 Kuvvetli vınıltılı ton
6 Hafif vınıltılı ton
7 Temiz sayılabilecek bir ton
8 Mükemmele yakın ton
9 Mükemmel ton

Rapor sonuna:
Yazım esnasında ton değişikliği var ise C, Maniple tıkırtısı var ise K , mükemmel ötesi bir ton ise X ilave edilebilir.

ELEKTRİK ELEKTRONİK SÖZLÜK (AMATÖR TELSİZCİLİK AĞIRLIKLI)

ELEKTRONİK ELEKTRİK KISALTMALAR – KELİMELER – TERİMLER

1G : Firs Generation Communication / Birinci Nesil Haberleşme
2G : Second Generation Communication / İkinci Nesil Haberleşme
3G : Third Generation Communication / Üçüncü Nesil Haberleşme

A
AC : Alternative Current / Alternatif akım.
A/D Converter : Analog/Sayısal (dijital) çevirici.
ADA : Audio Distribution Amplifier / Ses dağıtım kuvvetlendiricisi.
ADC : Analog to digital converter / Analogdan dijitale çevirici.
ADSL : Asymmetric Digital Subscriber Line / Simetrik (eşdeğerli) olmayan dijital abone hattı.
Aerial (eriyıl) : Havai, havaya ilişkin, anten, telsiz anteni.
AFC : Automatic Frequency Control / Otomatik frekans kontrolu. Alıcıyı seçilen frekansa kenetleyen ve istasyonun zamanla kaymasını önleyen kontrol sistemi ve devresi.
AFT : Automatic Fine Tuning / Otomatik ince ayar.
AFSK : Audio frequency-shift keying / Sayısal dataların ses tonları ile gösterildiği bir sayısal modulasyon türüdür.
AGC : Automatic Gain Control / Otomatik Kazanç Ayarı. Kullanılan cihazda kazancın belli bir değerde sabit kalmasını sağlayan sistem.
ALC : Automatic Level Kontrol / Otomatik seviye kontrolu.
AM : Amplitude Modulation / Genlik Modülasyonu / Çift yan band.
AMPR : Amateur Packet Radio / Amatör Paket Radyo / Amateur Packet Radio Network
AMS : Automatic Music Sensor / Otomatik Müzik Algılayıcı.
AP30 : Appendix 30 (ITU/R) / Ek 30 (ITU/R)
APRS : Automatic Packet Reporting System / Otomatik Pozisyon Belirleme Sistemi.
ARCS : Amateur Radio Community Services / Amatör Telsizcilik Toplum Hizmetleri
AREC : Amateur Radio Emergency Communication / Amatör Telsizcilik Acil Durum Haberleşmesi
ASK : Amplitude Shift Keying / Sayısal Genlik Kiplenimi / Sayısal Genlik Modülasyonu
Active Antenna (aktiv entena) : Fiziki olarak küçük boyda ancak içindeki RF kuvvetlendirici sayesinde yüksek alış hassasiyetli olan alıcı anten.
Active Filter (aktiv filtır) : Aktif Filtre : Filitre görevini, belirli bir volt ve akımla çalışan elektronik devre ile gerçekleştiren süzgeç.
Alıcı : Receiver / Elektromanyetik dalgaları alarak bu dalgalara yüklenmiş olan bilgiyi (ses, görüntü, resim vb.) ilk haliyle (hoperlör, ekran vb.den) veren elektronik cihaza denir.
Alıcı Anten : Bulunduğu ortamda yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bunları iletişim hattı (transmisyon line) içerisine aktaran alet veya aparata denir.
Alıcı-Verici : Tranceiver / Radio / Telsiz : Elektrik enerjisiyle çalışan, elektromanyetik dalgaları alarak bu dalgalara yüklenmiş olan ses, görüntü, resim vb. hoperlör, ekran vb. olarak veren ve tersini yapan cihaza denir.
Amateur (emicür) : Amatör. Belirli bilgi, belge ve beceri sahibi olup, bir işi, uğraşı maddi çıkar için yapmayan kişiye denir. Diğer bir tabirle profesyonel olmayan kişidir.
Amateur Radio (emicür redyo) : Amatör Telsizcilik, Amatör Radyo.
Amateur Radio Community Services : Amatör Telsizcilik Toplum Hizmetleri
Amateur Radio Emergency Communication : Amatör Telsizcilik Afet-Acil Durum Haberleşmesi
Amateur Radio Field Day (emecür redyo fiıld dey) : Amatör Telsizcilik Özel Günü
Ampère (Fr:amper) : Elektrik akımında şiddet birimi. Sembolu: I .
Amplifier : Kuvvetlendirici. Genel olarak bir sinyalin (Audio, Video, Rf vb.) güçlendirilmesi için kullanılan elektronik cihaz.
Amplitude (empleytud) : Genlik, genişlik. Bir dalganın orta çizgisi ile tepe noktası veya dip noktası arasındaki açıklık.
Amplitude Modulation (emleytud modyuleyşın): Genlik modülasyonu.
Analog to digital converter : Analog’dan Dijital’e çevirici. Analog sinyalleri sayısal formata çevirerek, sadece sayısal (dijital) sinyal formatlarını işleyen cihazlar tarafından algılanmasını sağlar. Tersi DAC.
Anisotropic (anizotropek) : Eşyönlü olmayan. Her yönü aynı şiddette etkilemeyen, güç döndermeyen. Örneğin anizatropik ışıma, şiddesi her yönde aynı olmayan ışımadır.
Anisotropy (anizotrpy) : Eşyönsüz. Her yöne aynı şiddette güç göndermeyen, değişik yönlere farklı güç gönderen veya değişik yönlerde farklı özelliklere sahip olma durumudur. Zıttı için bkz. isotropic.
Anten : Bulunduğu ortama yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak iletişim hatları (transmission line) içerisinde yayılmasını, iletişim hatlarıından gelen elektromanyetik dalgaların bulunduğu ortama yayılmasını sağlayan alet, aparat veya elamana denir.
(T.K. ECM Yönt.) Bir sistemden aldığı sinyali, ortama elektromanyetik dalga şeklinde yayan ve ortamdaki elektromanyetik dalgaları alıp; sisteme aktarmaya yarayan elemanı ifade eder.
Antenna-Antennae-Antennen (entena) : Anten, duyarga.
Antenna Efficiency (entena efeşensy) : Anten verimi. Antene gelen elektromagnetik enerjinin anten tarafından toplanan kısmının yüzde olarak miktarı
Antenna Illuminator (entena ilumuneydı) : Anten aydınlatıcısı. Elektromagnetik enerjiyi yansıtıcı anten çanağına gönderen veya toplayan eleman. (Feedhorn)
Anten yükseltecisi : Anten ile alıcı arasında yer alarak elektromanyetik dalgaların genliğini yükselten araç.
Aperture (apırtur) : Apertür, anten açıklığı. Parabolik antenin elektromagnetik enerjiyi toplayan kısmı.
Application (aplikeyşın) : Aplikasyon, uygulama, tatbik.
Aspect Ratio (aspekt reyşiyo) : Televizyon ekranının eninin boyuna oranı. Bu oran normal TV sisteminde (4/3 = 1.333) yüksek çözünürlüğü olan (High Definition) TV sistemlerinde ise (16/9 = 1.777) dır.
at least (et list) : En az, en azından. Hiç olmazsa, hiç değilse, hiç yoktan, bari.
Attenuator (anetnıveydı) : Zayıflatıcı. Sinyali zayıflatan pasif eleman.
Audio Subcarrier (audyo sabkeriyır) : Ses Alt Taşıyıcısı. Birleşik TV işareti içinde sesin modüle edildiği taşıyıcı TV yayınlarında bu taşıyıcı frekansı 4.5, 5, 5.5 ve 6 MHz’dir.(Kullanılan Sisteme bağlı olarak değişir.) Uydu yayınlarında ise bu taşıyıcı 5 ila 9 MHz arasındadır.

B
BALUN (balın) (BALanced to Unbalanced) : Omaj ve rekans dengeleyici.
BCL : Broadcasting Listener / Radyo Yayını Dinleyicisi.
BNC Connector : BNC Konnektör. 90 derece çevrilerek çekilmek suretiyle çıkarılıp takılan ve 1GHz’e kadar yüksek frekanslarda kullanılabilen, daha çok video işaretlerinin bağlanması için kullanılan bağlantı elemanı.
BPSK : Baud Phase Shift Keying / FSK de olan taşıyıcı frekansını değiştirmek yerine PSK da taşıyıcının fazı kaydırılır. Faz salınımını 90 derecedir.
BSC : Base Station Controller / Baz İstasyonu Kontrolörü – Denetleyici
BSS : Base Station Subsystem / Baz İstasyon İç Sistemi (BTS ve BSC tarafından oluşturulur.)
BTK : Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu
BTS : Base Transceiver Station / Baz İstasyonu / Alıcı-verici Ana İstasyon
Balance (balıns) : Denge, muvazene, düzen.
Balanced (belınsd) : Dengeli (muvazeneli), düzenli, birbirine uyan (mütevazin).
Topraklama yapılmış vericinin iletişim hattı üzerinden gönderdiği dengesiz sinyali dengeliye dönüştürüp antene aktaran, dinlemede ise antendeki dengeli sinyali dengesize dönüştüren, bu işlemle beraber iletişim hattı ile antenin empedans uyumunu sağlayan alet, aparat veya elemana denir.
Band (bend) : Band, belli bir frekans alanı, aralığı.
Bandpass Filter (bendpas filtır) : Band Geçiren Süzgeç. Sadece belli bir frekans bölgesini geçiren, onun altında ve üstündeki frekansları zayıflatan veya geçirmeyen süzgeç devresi.
Bandwidth (bendvef) : Band Genişliği. Kullanılan sistem veya cihazın çalıştığı frekans bölgesinin genişliği (Örneğin UHF Sisteminde iki kanal arasında 8 MHz’lik bir genişlik söz konusudur.)
Beamwidth (bimvef) : Hüzme Genişliği. Bir antenin görüş açısı. Yayın veya alış gücünün yarıya veya -3 dB düştüğü noktalar arasındaki açı.
Bobbin (babin): Dışı yalıtılmış, içinden elektrik akımı geçen telin yuvarlak (helezon) şekilde, özellikli bir yalıtkan (mandren, karkas, silindirik veya çember nüve) üzerine sarılarak yapılmış elektronik bileşene denir.
Booster (bustır) : Güçlendirici. Tv sinyallerini güçlendirerek görüntünün ve sesin daha kaliteli alınabilmesini sağlayan cihaz.
Bright (brayt) : Parlaklık ayarı.
Broadband (brodbend) : Geniş band, geniş frekans bandı.
Broadband Folded Dipole Antenna (brodand foldıt daypl entena) : Geniş frekans bandlarında çalışan katlanmış iki kutuplu anten.
Broadcast (brodkast) : Radyo yayını. Bir verici istasyonunun elektromanyetik dalgalar aracılığı ile ses, müzik yayını yapması.
Built-in mic (bultin mek) : Dahili mikrofon.

C
CATV : Community Antenna TV System / Ortak anten sistemi.
CB : Citizen Band / Halk Bandı.
C-Band : 3.7 – 4.5 GHz. arasını kapsayan uydu yayın frekans bölgesi.
CCD : Elektrik yüklerinin bir hücreden diğerine aktarılması suretiyle çalışan eleman. Kameralarda gorüntü elde etme ve saklamada kullanılır.
CCU : Camera Control Unit / Kamera kontrol ünitesi. Stüdyo kameralarının renk, parlaklık vb. ayarlarını yapmaya yarayan cihaz.
CCVS : Color Composite Video Signal / Renkli, birleşik video sinyali.
CEPT : European Conference of Postal and Telecommunications Administrations / Posta ve Telekomünikasyon İdareleri Avrupa Konferansı
CMSV : Control, Maintenance and Supply Vehicle / Kontrol, Bakım ve İkmal Aracı.
C/N : Carrier-to-Noise Ratio / Taşıyıcı gücünün gürültü gücüne oranı.
CSP Certification Service Provider / Sertifika Hizmeti Sağlayıcıları
CW : Continuous Wave (kontinyus vevy) : Sürekli dalga, devamlı dalga. Mors alfabesi ile haberleşme modülasyonu.
Cable TV : Kablo TV. Kablolu TV sistemi. Belli sayıdaki TV yayınının bir merkezde toplandıktan sonra kablolar vasıtasıyla izleyicilere ulaştıran sistem.
Camcorder (kemkordır) : Kayıt özelliği olan kamera.
Capacitive (kapasitiv) : Sığal, kapasitif.
Capacitive reactance (kapasitiv riakçıns) : Bir alternatif akım devresinde kondansatörün gösterdiği zahiri direnç olarak adlandırılır. Direnç’le karışmaması için genellikle zc ile temsil edilir.
Formülü: XC = 1/(2? x f x C) XC: Kapasitif reaktans. ? (pi sayısı): 3.141592653589793… f : Hertz olarak alternatif akımın frekansı. Şehir cereyanı için 50 Hz. C: Kondansatörün Farad olarak değeri.
Capacitor ( Kapasitör / Kondansatör ) : Elektronların kutuplanarak elektriksel yükü elektrik alanının içerisinde dopolama özelliklerinden faydalanılarak elektrik yükünü biriktirmek, filtre işlem vb. için yapılan, elektrik ve elektronik devrelerinde kullanılan devre elemanıdır.
Carrier (keriyır) : Taşıyıcı.
Carrier Wave (keriyır veyv) : Taşıyıcı dalga.
Chrominance (krominıns) : Krominans. Renk bilgisi. Resimdeki rengin türü ve doyma miktarını gösteren işaret.
Circular Polarisation : Dairesel Polarizasyon.
Circumference (sörkamfrens) : Çember, daire çevresi, çember uzunluğu.
Clarke Belt (klork belt) : Klark Kuşağı. Uyduların bulunduğu yerdeki hayali kuşak. Kuşak adını, haberleşme uyduları ile ilgili ilk bilim kurgu hikayesini yazan Arthur C. Clarke’tan alır.
Coaxial (koaksiyl) : Koaksiyel. Eş eksenli. Tek (aynı) merkez etrafındaki daire katmanları.
Coaxial (koaksiyl) : Aynı merkezi etrafındaki dairesel katmanlardan oluşan, dengesiz (un-balanced) elektrik veya elektronik sinyalleri taşıyan bir kablo çeşididir.
Coaxial Cable (koaksiyl keybl) : Bir iç iletkenle onu çepeçevre saran ekrandan diğer bir değişle aynı eksen etrafında dairesel katmandan oluşan kablo. Çeşitli omajlarda Kablo TV nakil hatlarında, çanak anten LNB Receiver, televizyon anten ya da anten yükselticileri, alıcı veya verici veya alıcı-verici ile anten yada balun vb. arasında uygulanır, kullanılır.
Collinear (kolinır) : Aynı doğru çizgi üzerinde olan. Doğrudaş, aynı doğru üzerindeki yada doğrultuda olan.
Collinear omni antenna (kolinır omni entena) : Düz yekpare anten.
Color Burst (kalır birst) : Renk paketi. TV işaretinde renklerin elde edilmesi için gerekli olan renk taşıyıcısını üretmek üzere gönderilen 8-11 periyotluk renk taşıyıcısı. Bu taşıyıcı PAL sistemde 4.43 MHz, NTSC sisteminde 3.58 MHz civarındadır.
Combiner (kımbaynır) : Birleştirici. İki veya daha fazla işareti birleştirmek için kullanılan cihaz.
Composite Video Signal : Parlaklık , renk ve senkronlama işaretlerinin hepsini bulunduran resim işareti.
Connector (kenektır) : Konnektör. Bağlantı elemanı.
Condenser (kondansır) : Kondansatör, kapasitör. Elektronların kutuplanarak elektriksel yükü elektrik alanının içerisinde dopolama özelliklerinden faydalanılarak elektrik yükünü biriktirmek, filtre işlem vb. için yapılan, elektrik ve elektronik devrelerinde kullanılan devre elemanıdır.
Contrast (kontreast) : Bir resimde en beyaz yer ile en siyah yer arasındaki ışık şiddeti oranı.
Continuous Wave (kontinyus vevy) : Sürekli dalga, devamlı dalga. Mors alfabesi ile haberleşme emisyonu.
Cross Modulation (kros maytıleyşın) : Çapraz Modulasyon. Aynı ortamda iletilen iki işaretin birbirini modüle ederek istenmeyen yeni karışma işaretlerinin meydana gelmesi.
Cycle (saykl) : Saniyede bir titreşim yapan devir olayına eşit frekans birimi. Hertz. Mucidi fizikçi Heinrich Rudolf HERTZ (22 Şubat 1857 – 1 Ocak 1894) adından alınmıştır.

D
D2-MAC : Resmi analog, sesi ve senkronizasyonu dijital olarak gönderen yayın sistemi.
DAC : Digital to Analog converter : Sayısal’dan Analog’a Çevirici.
dB : decibel / desibel. Sinyal gücünün miktarına denir.
dBi : deciBel isotropic / desibel ayzıtropik. Sinyal şiddesi her yöne anyı olan ışıma gücü. Dikey antenlerede, antene paralel 360 derece aynı ışımanın yapılmasıdır.
dBd : deciBel dipol / desibel daypıl) : Sinyal şiddetinin iki eşit kutup istikametinde ışımasıdır. Dipol antenlerede, antenin uzunluğuna paralel olarak ışımasıdır.
DBS : Direct Brodcast Satallite / Doğrudan yayın uydusu. 11-13 GHz arasında yayın yapan TV uydusu.
DC : direct current / Doğru akım.
DF : Direction Finding / Yön Bulma / Yön Kestirme.
DIY : do-it-yourself / Kendin yap, kendiniz yapınız.
DNR: Digital Noise Reduction / Dijital Gürültü Bastırma Sistemi.
(X) DSL : Digital Subscriber Line / Sayısal Abone Hattı (X yerine kullanılan harfler teknolojinin farklı tiplerini ifade etmektedir.
DVB : Digital Video Broadcasting / Sayısal görüntü (video-televizyon) yayını.
Dalga Boyu : Bir alternatif akımda alternansın bütün değerlerinden (+ ve ? yönde) geçerken kat ettiği yola dalga boyu denir. Birimi Lamda ve işareti ? şeklindedir.
Decibel : Desibel. Seviye birimi. İki işaretin gerilimleri veya güçlerinin oranının logaritma olarak ifadesi. Bu oran güçler için 10log (P1/P2), gerilimler için 20log (V1/V2) olarak hesaplanır. Referans olarak sırasıyla, watt, miliwatt veya µV alınması durumunda oran birim dBW, dBm veya dBµV alınır.
Decoder : Kod çözücü. Kodlanmış bir işaretin kodunu çözerek esas işareti tekrar ortaya çıkaran devre.
De-Emphasis : Dengeleme. Gürültüyü azaltmak için yüksek frekanslı bileşenleri arttırılmış işaretleri eski haline getirme işlemi.
Delta loop antenna (delta lup entena) : Tam dalga, üçgen kapalı devre anten.
DeModulation (dimadileyşın) : Demodülasyon. Modülasyon işleminin tersi. Modüle edilmiş sinyaldeki taşıyıcının pasifize (netrölüze) edilerek bilginin (ses, görüntü vb.) elde edilmesi. Taşıyıcı sinyalden bilgi sinyalinin ayrılması işlemi.
DeModulator (dimadıleytır): Demodülatör. Modüle edilmiş sinyaldeki (modülasyondaki) bilgiyi taşıyıcıdan ayıran elektronik devreye denir.
Digital to Analog Converter (DAC) : Sayısal’dan Analog’a Dönüştürücü. Dijitalsinyalleri analog formata çevirerek, sadece analog sinyal formatlarını işleyen cihazlar tarafından algılanmasını sağlar. Tersi ADC.
Dipole (daypıl) : Dipol. İki kutuplu.
Dipole Antenna (daypl enteni) : İki eşit ve simetrik koldan oluşan anten.
Directional (direkşınıl) : Yönlü. Yön ile ilgili tek yönde sinyal gönderen, yöneltilmiş. Yöne ait. Yönsel.
Director element (diraktır element) : Yagi-uda atnenlerde yayılan ve alınan sinyalleri yönlendiren pasif çubuk eleman ya da elemanlar.
Dish (deş) : Çanak. Parabolik uydu anteni için kullanılan terim.
Distortion (distorşın) : Gürültü.
Distribution (distribuyşen) : Dağıtma. Herhangi bir sinyali birden fazla yerde kullanma gereği duyulduğu zaman kullanılır.
Downconverter (davnkunvırdır) : Alt Çevirici. Alçak frekansa dönüştüren frekans değiştirici.
Downlink (davnlink) : Uydudan yere yapılan yayın.
Drift (dreft) : Frekans kayması. Osilatör frekanslarında meydana gelen karasızlık.
Dual Feed horn (duo fid horn) : Çift Feedhorn. Hem yatay hem düşey polarizasyonlu işaretleri almak üzere kombine edilmiş besleme elemanı.
Dynamo (daynamo) / Generator : Dinamo.

E
EBU : Europen Broadcasting Union / Uluslararası yayın birliği.
ECC : Electronic Communication Committee / Elektronik Haberleşme Komitesi
ECO : European Communications Office / Avrupa Haberleşme Ofisi
ECTRA : European Committee for Telecommunications Regulatory Affairs / Avrupa Telekomünikasyon Düzenleme İşleri Komitesi
EFIS : ERO Frequency Information System / ERO Frekans Bilgi Sistemi
EIRP : Effective Isotropic Radiated Power / Etkin Izotropik Yayılma Gücü. Heryöne Etkin Yayın Gücü.
ENG : Electronic News Gathering. Kameralarla elektronik haber toplama yöntemi.
ERC : European Radiocommunications Committee / Avrupa Radyokomünikasyon Komitesi
ERG : European Group of Regulators for Electronic Communications / Avrupa Elektronik Haberleşme Düzenleyici Otoriteleri Grubu
ERO : European Radiocommunications Office / Avrupa Radyokomünikasyon Ofisi
ETO : European Telecommunications Office / Avrupa Telekomünikasyon Ofisi
ETSI : European Telecommunications Standards Institute / Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü
Earth (örth) : Yer, yerküre. Dünya.
Earth Station (örth steyşın) : Yer İstasyonu. Uydu yayınlarını almakta kullanılan istasyonlar.
Etkin Yayın Gücü : Bir antenin yönlendirilmiş olduğu doğrultuda yaydığı etkin güç. Bu güç verici gücü ile anten kazancının çarpımına eşittir.
Elevation (alıveyşın) : Elevasyon. Yükseltme açısı. Bir uydunun bulunduğu doğrultunun yere paralel bir düzlemle yaptığı açı.
Electromagnetic Wave (alekçromagnetig vevy) : Elektromanyetik Dalga. Enerji kaynaklı bir işlem sonucu, herhangi bir ortamda yayılan elektrik alanı ve manyetik alan dalgalarının ortak adıdır. Kozmik, gama, x, morötesi, görünür bölge, kırmızı altı, mikrodalga, TV, radyo dalgaları elektromanyetik dalgalardır.
émission (Fr. emisyon) (İng. ameyşın) : Emisyon, sürüm, çıkarma.
Encoder (enkodır) : Kodlayıcı. Bir işareti ya da sinyali kodlayan devre.
Equalizer (ikulayzır) : Ekolayzır. Dengeleyici.
Equalization (ikulazeyşın) : Dengeleme, eşitlenme.
Extremely High Frequency : EHF / 30-300 GHz MHz aralığını kapsayan frekans alanı.

F
F/D Ratio : F/D Oranı. Bir parabolik antenin odak uzaklığının çapına oranı. Antenin derinliğini gösteren bir ölçü.
FEC : Forward Error Correction / İleri hata düzeltme.
FCC : Federal Communications Commission / Federal Haberleşme Komisyonu
FM : Frequency Modulation / Frekans Modülasyonu.
FM RADIO : FM Radyo. FM emisyonunda, rodyo (Broadcast) yayınlarının yapıldığı 88 – 108 MHz. frekans aralığı.
FSK : Sayısal Frekans Kiplenimi / Frequency-shift keying modulasyonu. / Frekans kaydırmalı modulasyon gönderilecek data bitlerine göre önceden belirlenmiş frekans bölgelerine taşıyıcı frekansının ötelenmesi işlemidir.
Falt (Alm.: fayt) : Katlanır, katlı, katlanmış, kıvrık, kıvrılmış.
Falt Dipole (Alm.:fayt dipulö) : Katlanmış iki kutuplu anten.
Falte (İng. falt) : Kıvrım, büküm.
Falten (Alm.faytın) : Kat, Katlamak, kıvırmak.
Feedhorn (İng.fidhörn) : Parabol (çanak) antenden yansıyan elektromanyetik dalgaların LNB’ye geçtiği içi boş metal aparat.
Feed Point (fid point) : Besleme noktası. İletişim hattının veya balun’un antene bağlandığı nokta.
Farad (İng. fared) : Kondasatörlerin elektrik yükü depolama, sığa birimi. Mucudi Michael Faraday’ın (2 Eylül 1791 / 25 Ağustos 1867) adından gelmektedir.
Field (İng.fiyıld) : Alan. TV ekranındaki, 625 satırdan oluşan tam bir resmin 312.5 satırlık yarısı. İki tane alan üst üste geçtiğinde tam bir resim çerçevesi (frame) meydana getirir.
Filter (İng.filtır) : Filtre. Süzgeç.
Focal Length (İng. fokıl layg) : Odak Uzaklığı. Parabolün yüzeyinden Feedhorn’un yerleştirildiği odak noktası arasındaki uzaklık.
Fold (ing. fold) : Kıvrım, kıvırmak, büküm, büklüm, kat, katlanmak. Kıvrıntı, büküntü.
Folded (ing. foldıd) : Katlanmış, katlı, kıvrık, kıvrılmış, kıvrılma.
Folded Dipole (İng. foldıd daypıl) : Katlı dipol, katlanmış iki kutuplu anten.
Footprint (İng. futprant) : Kapsama alanı. Bir uydunun verici anteninin aydınlattığı (yeterli güçte yaın yaptığı) yeryüzü alanı.
Foton (İng. fotın) : Elektromanyetik dalganın tüm enerjisini oluşturan enerji paketçiklerinden her birine verilen addır. Diğer bir tabirle ışık enerji birimine denir.
Frame (İng. freym) : Çerçeve. 652 satırdan oluşan tam bir TV resmi.
Frekans : Bir döngünün bir saniyedeki titreşim sayısına frekans denir.
Frequency (frikvensi) : Periyodik bir işaretin bir saniyedeki tekrarlanma sayısına frekans denir. Birimi Hertz (Hz) dir. Mucidi fizikçi Heinrich Rudolf HERTZ (22 Şubat 1857 – 1 Ocak 1894) adından alınmıştır.

G
GHz : Giga Hertz. 1 GHz = 1.000 MHz = 1.000.000 KHz = 1.000.000.000 Hz.
GIS : Geographic Information System / Coğrafi Bilgi Sistemi.
GMDSS : Global Maritime Distress and Safety System / Küresel Deniz Tehlike ve Güvenlik Haberleşme Sistemi
GMPCS : Global Mobile Personel Communications by Satellite / Uydu Üzerinden Küresel Kişisel Haberleşme Sistemi.
GPRS : General Packet Radio Service / General Package Radiocommunication Services / Genel Paket Anahtarlamalı Telsiz Hizmetleri
GPS : Global Positioning System / Küresel Konumlama Sistemi
G-Rex : Global Regulator’s Exchange / Küresel Düzenleyici On-line Bilgi Alışverişi.
GSM : Global System for Mobile Communications / Küresel Mobil İletişim Sistemi
G/T : Gain to Noise Temperature Ratio / Kazanç/Gürültü Sıcaklık Oranı. Bir anten ve ön kuvvetlendiricinin toplam faydalı kuvvetlendirme faktörü. G/T ne kadar yüksekse alış o kadar iyi olacaktır.
Gain (Geyn) : Kazanç. Bir kuvvetlendiricinin çıkış gücü veya geriliminin giriş gücü veya gerilimine oranı. Bu oran genellikle dB cinsinden veya oran olarak ifade edilir.

H
HDTV : High Definition TV / Yüksek çözünürlüklü Televizyon.
HF : High Frequency (Hayg frikvensi) / Yüksek Frekans / Kısa Dalga / Short Wave / 3-30 MHz aralığını kapsayan frekans alanı.
HF RADIO : Kısa dalga telsiz. Amatör telsizcilikte 1.8 – 29.7 MHz. arasında bulunan amatör bandlarda dinleme ve gönderme yapan telsiz cihazı’na denir.
HPA : High Power Amplifier / Yüksek güç kuvvetlendiricisi.
HYK : Haberleşme Yüksek Kurulu / Communication Supreme Board
Hz : Hertz
Hertz (herts) = Cycle (Saykl) : Saniyede bir titreşim yapan devir olayına eşit frekans birimi. Fizikçi Heinrich HERTZ (22 Şubat 1857 – 1 Ocak 1894) adından alınmıştır.
High Frequency (hayg frikvensi) : HF. Yüksek Frekans / Kısa Dalga. 3-30 MHz aralığını kapsayan frekans alanı.

I
ICAO : International Civil Aviation Organization / Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü.
ICET : Intergovernmental Conference on Emergency Telecommunications / Acil Durum Haberleşmesine İlişkin Hükümetlerarası Konferans
ID : Identification / Tanımlama
IF : Intermediate Frequency / Ara Frekans. Alıcılarda antenden gelen işaretin frekansının düşürüldüğü ara değer.
IMEI : International Mobile Station Equipment Identification / Uluslararası Mobil Cihaz Kodu
IMO : International Maritime Organization / Uluslararası Denizcilik Örgütü.
IP : Internet Protocol / Internet Protokolü
IRD :Integrated Receiver Decoder / Birlişek kod çözücü alıcı.
ISD : Information Storage Device / Bilgi Depolama Aygıtı.
ISD ChipCorder : Ses kayıt özelliği olan entegre.
ISDXXXX-XX : Ses kayıt ve dinleme özelliği olan entegrelerin kodu. Son XX dakika olarak kayıt süresini bilgisini içerir. ISD4003-05 Beş dakika süreli kayıt ve dinleme özelliği olan entegredir.
ISDN : Integrated Services Digital Network / Tümleşik Hizmetler Sayısal Ağı
ISPC : International Signalling Point Code / Uluslararası İşaretler Nokta Kodu
ISO : International Organization for Standardization / Uluslararası Standardizasyon Örgütü
ISS : İnternet Servis Sağlayıcısı
ITU : International Telecominication Union / Uluslararası İletişim Birliği.
ITU-R : International Telecommunication Union – Radiocommunications Sector / Uluslararası Telekomünikasyon Birliği-Radyokomünikasyon Sektörü.
ITU-RR : International Telecommunication Union-Radio Regulations / Uluslararası Telekomünikasyon Birliği-Telsiz Tüzüğü.
ITU-SAT ICC : International Telecommunication Union-Satellite Intersector Coordination
Committee / Uluslararası Telekomünikasyon Birliği- Sektörler Arası Uydu Koordinasyon Komitesi.
ITU-D : International Telecommunication Union/Development Sector / Uluslararası Telekomünikasyon Birliği /Kalkınma Sektörü
ITU-T : International Telecommunication Union-Telecommunications Standardization Sector / Uluslararası Telekomünikasyon Birliği-Telekomünikasyon Standardizasyon Sektörü
Impedance (empidens) : Empedans. Bir devrenin veya elemanın değişken elektrik akımına karşı gösterdiği direnç. Bir elektrik devresinde vb dalgalı akıma olan direncin ölçüsü.
Inclination (inkuleyşın) : Bir uydunun yörünge düzleminin ekvator düzlemiyle yaptığı açı.
Inclinometer (intlunamıdır) : İnklinometre. Uydunun yükselme açısını ölçen alet.
Inductance (indakçıns): Endüktans. Bir elektrik devresinde akımın oluşturduğu manyetik akının ölçüsü, birimi henry’dir.
Endüktans (endüktif direnç) bir bobinden geçen akımın şiddetinin ve buna bağlı olan manyetik alan şiddetinin artmasınınveya azalmasının yarattığı ve bu değişmelere karşı koymaya çalışan endüksüyon geriliminin etkisidir.Birim adını mucudi Joseph Henry?den (17 Aralık 1797 ? 13 Mayıs 1878) almaktadır.Inductive reactance ( Endüktif reaktans ) : Bobinin alternatif akım altında gösterdiği direnç. Endüktif reaktans ohm eya ölçülür ve sembolü XL şeklindedir. Hesap formülü: XL=2? x f x L şeklindedir. XL= Endüktiv reaktans. ? (pi) : 3.141592653589793… f : Hertz olarak alternatif akımın frekansı. L = Bobinin Henry olarak değeri.
Inductor (indaktır) : İndüktör = Bobin : Dışı yalıtılmış, içinden elektrik akımı geçen telin yuvarlak (helezon) şekilde, özellikli bir yalıtkan (mandren, karkas, silindirik veya çember nüve) üzerine sarılarak yapılmış elektronik bileşene denir.
Bobinin içinden gecen akim değistikce iki ucu arasında potansiyel fark oluşur.
Interfere (interfiyr) : Elektromanyetik dalga olarak müdahale, müdahele etmek, karıştırmak, parazit yapmak.
Interference (intirfirıns) : Elektromanyetik dalga olarak girişim, parazit, karışma, engelleme, müdahale etme.
Interrupt (intirapt) : Kesme, kesmek, aralık açmak, ara vermek, fasıla vermek; intizamını bozmak, arasını kesmek; birinin sözünü kesmek, birinin işine mâni olmak. interrupted (s.) kesilmiş. interruptedly (z.) aralıklarla, fasılalarla. interruptive (s.) arayı kesici.
Sözünü kesmek. akışını durdurmak. düzenini bozmak. kesmek. yarıda kesmek.
Ion (ayen) : İyon, elektrik ya da elektromanyetik dalgaların etkilemesi sonucu, bir veya daha çok elektron kazanmış ya da yitirmiş bir atom veya bir atom grubundan oluşmuş elektrik yüklü parçacıklara denir.
Isotropic Antenna (ayzıtropik entena) : İzotropik anten. Her yöne aynı şiddette güç gönderen, her yöne eşit güç yoğunluğu ile yayın yapan, küresel güç gönderen. Zıttı için bkz. anizotropik.
Işık : Düz dalgalar halinde yayılan elektromanyetik dalgalara verilen addır.
Işık Hızı : Işığın ve tüm diğer elektromanyetik dalgaların boşluktaki hızı 299.792.458 metre/saniyedir. Pratikte 300 000 kilometre/saniye (KM/s) olarak kullanılır.

İ
İyon ( ion ) : Elektrik ya da elektromanyetik dalgaların etkilemesi sonucu, bir veya daha fazla elektron kazanmış ya da yitirmiş bir atom veya bir atom grubundan oluşmuş elektrik yüklü parçacıklara denir.
İzotropik (isotropic) : Eşyönlü. Her yöne aynı şiddette güç gönderen, küresel güç gönderen. Zıttı için bkz. anizotropik.

J
JPEG : Joint Photographic Experts Group / Baskı ve TV tekniğinde kullanılan sıkıştırılmalı profesyonel grafik formatı.
James Prescott Joule : 24 Aralık 1818 ile 11 Ekim 1889 yılları arasında yaşamış İngiliz fizikçi.
Isının mekanik iş ile olan ilişkisini araştırmış ve keşfetmiştir.
Joule (jio) : Jül. Bir cisim üzerine uygulanan bir nevtonluk (tewton) kuvvetin uygulama noktasını, kendi doğrultusunda bir metre değiştiren iş birimi. (TDK) 1 ohm’luk direnç içinden geçen 1 amperlik akımın 1 saniyede tükettiği enerjiye eşdeğer olan ısı miktarı birimi. Formül: (J). 1 J=107 erg. İngiliz fizikçisi James Prescott Joule’un adıyla kullanılan bir iş veya enerji birimi.

K
KHz : Kilo Hertz. 1KHz = 1.000 Hz.
Kapasitif reaktans (Capacitive reactance) : Bir alternatif akım devresinde kondansatörün gösterdiği zahiri direnç olarak adlandırılır. Direnç’le karışmaması için genellikle ZC ile temsil edilir.
Formülü: XC = 1/(2? x f x C) XC: Kapasitif reaktans. ? (pi sayısı): 3.141592653589793… f : Hertz olarak alternatif akımın frekansı. Şehir cereyanı için 50 Hz. C: Kondansatörün Farad olarak değeri.
Kondansatör ( capacitor / condenser ) : Elektronların kutuplanarak elektriksel yükü elektrik alanının içerisinde dopolama özelliklerinden faydalanılarak elektrik yükünü biriktirmek, filtre işlem vb. için yapılan, elektrik ve elektronik devrelerinde kullanılan devre elemanıdır.
Ku-Band : Ku Bandı. 11-13 GHz frekans bölgesini kullanan uydu yayın bandı.

L
LAN : Local Area Network / Yerel Alan Ağı
LCF : Low Compressor Filter / Bas komprasör filtresi.
LMDS : Local Multi channel Distribution System / Yerel mikrodalga çoklu dağıtım sistemi. 27.5 – 29.5 Ghz’de kullanılan yüzlerce TV yayını yapılabilmesini sağlayan sistem.
LNA : Low Noise Amplifier / Alçak Gürültü Kuvvetlendiricisi. Uydu sistemlerinde feedhorn’un hemen arkasında bulunan ve çok düşük gürültülü ilk kuvvetlendirici katı.
LNB : Low Noise Block / Alçak Gürültü Bloku. Bir LNA, frekans değiştirici ve ara frekans kuvvetlendiricisinden oluşan, 12 GHz’lik uydu işaretlerini 900-1700 MHz’lık ara frekansa çeviren blok.
LNBF : LNB-feedhorn / LNB Besleme Aparatı. LNB’ye takılan kısa metal boru.
LSB : Lower Side Band (Lovır sayd bend) / Alt Kenar Band / Alt Yan Band
LW : Long Wave (Long wevy) / Uzun Dalga. AM emisyonunda, rodyo (Broadcast) yayınlarının yapıldığı 150 – 285 KHz. frekans aralığı.
Latitude (letitud) : Enlem. Yeryüzündeki bir noktanın ekvatordan itibaren ölçülen kuzey/güney açısı.
Line (layn) : Hat. Önüne veya sonrasına gelecek kelime ile çok çeşitli fiziki ve sanal hatları ifade eder. Örnek: Transmission line (trenzmişın layn) : İletişim hattı, taşıma hattı.
Line Amplifier (layn emplifayr) : Hat Kuvvetlendiricisi, hat amfisi.
Linear (liniır) : Doğrusal, çizgisel. Çizgilerden oluşan. Çizgi halinde.
Local Oscillator (lokıl osilaydı) : İç Osilatör. Bir alıcının içinde bulunan ve frekans değiştirme işleminde kullanılan osilatör.
Longitude (loncituyd) : Boylam. Yeryüzündeki bie noktanın Greenwich’e göre ölçülen doğu/batı açısı.
Loop Antenna (lup etnena): Kapalı devre anten. Genelde tam dalga, yuvarlak, altıgen, kare ve üçgen şeklinde tel materyalden oluşan, radyasyon omajı ortalama 200 ohm antenler için kullanılır.
Loudness (ladnıs) : Gürses, gürses şiddeti. Bazı müzik cihazlarında düşük volümlerde bas ve tiz oranını orta seslere göre artıran buton.

M
MAC : Multiplexed Analog Components / Renk, aydınlık, ses ve eş zamanlama işaretlerinin sıkıştırılarak bir satır boyunca ayrı ayrı zamanlarda gönderildiği yayın sistemi.
MATV : (Master Antenna TV) Ortak Anten Sistemi. Bir anten sisteminin birden fazla TV ye dağıtıldığı sistem.
MFYS : Milli Frekans Yönetim Sistemi / National Frequency Management System
MHz : Mega Hertz 1MHz = 1.000 KHz = 1.000.000.000 Hz.
MMDS : Multipoint Microwave Distribution System / Mikrodalga çoklu dağıtım sistemi. 2 – 3 Ghz arasında kullanılan sistem ile tek bir antenle 30-120 adet TV yayını yapılabilmektedir.
MMS : Milli Monitör Sistemi / National Monitoring System
MMS Komponent : Milli Monitör Sistemi Komponenti
MMS : Multimedia Message System / Multimedya Mesaj Hizmetleri
MOBBC : Mobil Broadcast Measurement and Monitoring System / Gezici Yayın Ölçüm ve İzleme Sistemi
MOBBC : Mobile Broadcast Measuring System / Gezici (Mobil) Radyo-Tv Yayın Ölçüm Sistemi
MOBDF : Mobile Direction Finding and Monitoring Stations / Mobil (Gezici) Yönkestirme ve Monitör İstasyonları.
MoU : Memorandum of Understanding / Mutabakat Zaptı
MPEG ; Motion Picture Experts Group / Ses ve görüntü verilerinin sayısal ortamda sıkıştırılması ve geri açılması prensiplerini belirleyen bir programdır.
MSS : Mobile Satellite Service / Mobil Uydu Servisi
MVDS : Microwave Video Distribution System / Mikrodalga video dağıtım sistemi. 37 – 40 Ghz ve 40.5 – 42.5 Ghz frekanslarında yapılan çok kanallı mikrodalga TV yayını.
MW : Medium Wave (Midyium veyv) / Orta Dalga. AM emisyonunda, rodyo (Broadcast) yayınlarının yapıldığı 520 – 1650 KHz. frekans aralığı.
Madde : Duyularla algılanabilinen, bölünebilen, hacmi, ağırlığı olan nesne.
Manyetik Alan :Bir mıknatısın N ucundan dışarı çıkıp dağıldıktan sonra yine toplanıp S ucundan içine giren kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu alan.
Microwave (maykrovevy) : Mikrodalga. Frekansı 500 MHz den yüksek olan dalgalar.
Modulation (madıleyşın) : Modülasyon, kipleme, kiplenim. Bir taşıyıcı dalganın herhangi bir özelliğini değiştirmek suretiyle haber işaretinin (bilginin) taşıyıcıya bindirilmesi.
Modülasyon (modulation) : Bilgi?nin (ses, video vb.) iletilmesi için çeşitli elektronik teknikler kullanılarak elektromanyetik dalgaya (taşıyıcı dalgaya) yüklenmiş haline modülasyon denir.
Modulator (madıleydır) : Modülatör. Kipleyici. Bilginin iletilmesi için elektromanyetik dalgaya yükleyen elektronik devreye modülatör denir.
Monochrome (manikrom) : Tek renkli. Siyah / Beyaz TV resmi.
Morse Code (mors kod) : Mors Alfabesi.
Mount (ment) : Monte etmek. Montaj Düzeneği. Uydu antenlerinde yatay ve düşey ayar imkanı sağlayan montaj mekanizması.
Multiplex (maltipleks) : Çoğullama. Birden fazla işaretin aynı anda ortamdan iletimesi için zaman veya frekans uzayında değişik yerlere yerleştirilmesi.

N
NCC : National Control Center / Milli Kontrol Merkezi
NSPC : National Signalling Point Code / Ulusal İşaretleme Nokta Kodu
NTSC : National Television System Committee / Amerika ve Japonya da kullanılan Televizyon Renk kodlama sistemi. 525 çizgi, 30 görüntü / saniye özelliklerinde.
Noise (noiz) : Gürültü. Seste hışırtı vb. halinde gürültü, resimde ise karlanma olarak orataya çıkar.
Noise Figure (noiz figür) : Gürültü Sayısı. Bir sistemde işaret eklenen gürültünün miktarını gösteren sayı. İdeal bir kuvvetlendiricide bu sayı 0 dB dir.
Noise Temperature (noiz temracur) : Gürültü Sıcaklığı. Bir sistemde işarete eklenen gürültünün miktarını göstermek üzere kullanılan eşdeğer sıcaklık. Gürültü sıcaklığı ne kadar az ise eklenen gürültü o kadar azdır.

O
OECD : Organization for Economic Cooperation and Development / İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı.
OFCOM : Office of Communications / Haberleşme Ofisi
OQPSK : Offset Quadrature Phase Shift Keying
Omni (omni) : Bütün, yekpare.
Omnidirectional (omnidirekşınıl) : Tümyönlü, çokyönlü, her yöne.
Omnidirectional antenna (omnidirekşınıl entena) : Her yöne ışıma yapan anten.
Omni Fiberglass Antenna (omnidirekşınıl faybır entena) : Yekpare (bütün, eksiz) fiberglas anten.
Ozone (ozon) : Ozon, temiz hava.

P
PAL : Phase Alternate Line / Batı Avrupa ve Türkiye’de kullanılan renkli TV yayın standardı. 625 çizgi,25 görüntü/saniye özelliklerinde.
PC : Personal Computer / Kişisel Bilgisayar.
PDFM : Portable DF and Measuring Equipment / Portatif DF ve Monitör Teçhizatı. Taşınabilir Yön Bulma ve Monitör Ekipmanı.
PP : Plenipotentiary Conference / Tam Yetkili Temsilciler Konferansı,
PREPCOM : Preparation Committee / Hazırlık Komitesi.
PSK : Phase Shift Keying / FSK de olan taşıyıcı frekansını değiştirmek yerine PSK da taşıyıcının fazı kaydırılır.
PSTN : Public Switched Telephony Network / Sabit Telefon Şebekesi
Parabola (pırabla) : Parabol. Belirli yönden gelen sinyalleri ön kısmına yansıtarak odaklayacak şekilde, yuvarlak ve içbükey olarak metal veya üzeri metal kaplı yalıtkandan oluşan reflektör.
Parabolic Antenna (parabolik enena) : Yuvarlak ve içbükey şekliyle, belirli bir yönden gelen elektromanyetik dalgaları ön kısmında bulunan alıcısına yansıtarak odaklayan anten. Pratikte çanak anten tabir edilir.
Parazit (elktr) : Radyo, televizyon, telsiz (alıcı, verici, alıcı-verici) cihazlarının yayınına karışarak bozulmasına sebep olan, bilgi yüklü veya yüksüz, tanımlı, tanımsız başka frekans veya frekanslar.
Pasif devre: Elekronik işlev görürken herhangi bir enerjiye (elektrik akımına) ihtiyaç duymadan çalışan devredir.
Pasif elaman (bileşen) : Elektronik işlev göürken herhangi bir enerjiye (elektrik akımına) ihtiyaç duymayan devre elemanıdır.
Phase (feyz) : Faz. Bir işaretin başka bir referansa göre kaymasını gösteren açı.
Polarisation (polorayzeyşın) : Polarizasyon. Bir elektromagnetik dalganın elektrik alan vektörünün doğrultusu. Elektromagnetik dalgalar yatay, düşey, dairesel ve eliptik polarizasyonlu olabilirler.
Pre-Emphasis (pri emfeses) : Vurgulama, ön vurgulama. Gürültüyü azaltmak için yüksek frekanslı bileşemleri kuvvetlendirme işlemi. Bu iş için kullanılan devre veya süzgeç.
Propagation (prapageyşın) : Propagasyon. Yayılma, yayılım. Radyo alanında ; Yeryüzündeki vericilerden gönderilen elektromanyetik dalgaların iyonosfer tabakasına çarpıp belirli bir açıyla yeryüzüne dönmesi.

Q
QPSK : Quadrature Phase Shift Keying / FSK de olan taşıyıcı frekansını değiştirmek yerine PSK da taşıyıcının fazı karesel kaydırılır.

R
R&TTE : Radio and Telecommunications Terminal Equipment / Telsiz ve Telekomünikasyon Terminal Ekipmanları
R/L : Radio Link / Radyolink.
RCC : Regional Control Center / Bölgesel Kontrol Merkezi
RCC Regional Commonwealth in the Field of Communications / Haberleşme Alanında İşbirliği Bölgesel Devletler Topluluğu
RDS ( Radio Data System ) : Radyo yayını yapan bir istasyonun aynı zamanda yazılı bilgiler yayınlaması.
RES : Resolution / Karar
RLAN : Radio Local Area Network / Yerel Alan Radyo Şebekesi
RMC : Regional Monitoring Control Center / Bölge Monitör Kontrol Merkezi
RMS : Root Mean Square / AC etkin değer. RMS değer, AC’nin bir rezistans üzerinde tükettiği enerjiye eşit enerji tüketen DC karşılığıdır.
Güç olarak ölçülen voltaj değerinin akımla çarpılası sonucu RMS güç değeri bulunur.
Alternatif salınımları ölçmek için bir metod. Alınan ölçümlerin karelerinin ortalamalarının karekökü alınarak bulunan amplifier güç (RMS) değeri.
RS : Remote Station / Monitör İstasyon
RSC : Resistance to Skin Cracking / Akım Sınırlama Direnci
RRS : Regional Remote Station / Bölge Monitör İstasyonu / Bölge Uzaktan Kumandalı Monitör İstasyonu
RTTY : Radyoteletype /
RX : Receiver / Alıcı, elektromanyetik dalgaları alan cihaz.
Radiation (reydieyşın) : Radyasyon, ışınım, ışıma. Isı-ışın saçma.
Radio (reydiyo) : Radyo, telsiz. Elektromanyetik dalga alıcısı veya vericisi. Bknz Radyo.
Radio Station (reydiyo steyşın) : Radyo İstasyonu. Elektrik enerjisi ile çalışarak, elektromanyetik dalgaları, alan, veren, alıp veren anten, iletişim kablosu, elektrik ve elektronik cihazlardan oluşan sistemdir.
Radyo İstasyonu : Türkçe’de, elektrik enerjisi ile çalışan, anten, iletişim kablosu, elektrik-elektronik cihazlar ve binalarından oluşan sistemle düzenli olarak elektromanyetik dalgalar yardımıyla ses, müzik yayını yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kurum veya kuruluş.
Radyo Yayını : Bir verici istasyonunun elektromanyetik dalgalar aracılığı ile ses, müzik yayını yapması.
Bakınız Broadcast.
Raster (rastır) : Aydınlanmış TV ekranında işaret olmadığı zaman görülen beyaz çizgiler.
Reaktans (rikçıns) : Zahiri direnç. Endüktif reaktans ve kapasitif reaktans olarak iki çeşittir. Toplam reaktans ise bu ikisinin farkıdır. Bakınız zahiri direnç.
Alternatif ve doğru akım devrelerinde, bulunan dirençlerden (resistance) farklı olarak kondansatör ( capacitor) veya bobinin ( inductor ) akıma karsı yarattığı dirençtir. Inductive devrelerde f frekans, l self inductance iken x=2 x f x ? x l, capacitive devrelerde ise c kapasitans olmak uzere x=1 / 2 x f x ? x c dir.
Receiver (risivır) : Alıcı. Aldığı elektromanyetik dalgalara yüklenmiş olan bilgiyi (ses, görüntü, resim vb.) ilk haliyle (hoperlör, ekran vb.den) veren elektronik cihaza denir.
Reflection (reflakşın) : Yansıma.
Reflector element (reflaktır element) : Yansıtıcı, Yagi-uda atnenlerde yayılan ve alınan sinyalleri yansıtan pasif çubuk eleman ya da elemanlar.
yansıtıcı eleman.
Régulateur (Fr: regülatör) (İng: regülatör) : Regülatör, düzenleyici.
Resistance (rezistans) : Rezistans. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemeti.
Resonance (rezınıns) : Rezonans. Bir sistemin, cihazın, aparatın belirli bir frekans titreşimini, salınımını, ışımasını en iyi bir şekilde oluşturması, yapmasıdır.
Bir RF anteni rezonansı, fiziki yapısı ve durumu ile devre endüktans ve kapasitans?ından oluşan, belirlenmiş frekansında en verimli bir şekilde ışıma yapması, ışımaları toplaması olarak adlandırılır.

S
SAR : Specific Absorption Rate / Özgül Soğurulma Hızı.
SAWF : Surface Aquistic Wave Filter / SAW Süzgeci. Yüzey akustik dalgaları prensibi ile çalışan ve bobin, kondansatör kullanmayan keskin kenarlı Y.F. süzgeçleri.
SMS : Short Message Service / Kısa Mesaj Servisi.
S/N Ratio : Signal-to-Noise Ratio / İşaret-Gürültü Gücü Oranı.
SPG : Sync Pulse Generator / Senkron Pals Üreteci
SSB : Single Side Band (Singl sayd bend) / Tek Yan Band – Tek Yan Bandlı (USB-LSB’nin ortak adı.)
SSL : Secure Socket Layer / Güvenli Soket Oluşturma.
SSTV : Slow Scan TV. Yavaş Taramalı TV. Bilgisayar destekli telsiz sistemi ile, resim, yazı, plan, kroki vb. (bir nevi faks) gönderme ve alma haberleşmesi.
SW : Short Wave (Şort vevy) / Kısa Dalga. AM emisyonunda, rodyo (Broadcast) yayınlarının yapıldığı 3,95 – 26,1 MHz. frekans aralığı.
SWL : Short Wave Listener / Kısa Dalga Dinleyicisi / Amatör telsizcilikte, amatör kısa dalga haberleşmelerini dinleyen, kayıt tutan ve QSL kart gönderen Kısa Dalga Dinleyicilireni ifade eder.
SWR: Standing Wave Ratio (stending vevy reyşyo) / Durağan Dalga Oranı. Telekomünikasyonda, frekansa uygun olmayan bir antenden geri dönen sinyallerin gönderilen sinyallere oranıdır.
Telekomünikasyonda, frekansa uygun olmayan bir antenden geri dönen sinyallerin gönderilen sinyallere oranıdır.
Safety Distance (seyfti distıns) : Güvenlik mesafesi. (T.K. ECM Yönt.) Telekomünikasyon cihazlarından yayılan elektromanyetik dalganın çevre ve insan sağlığı üzerinde meydana getirebileceği etkileri minimuma indirgemek amacıyla belirlenen elektromanyetik alan şiddeti limit değerlerinin aşılmadığı mesafeyi ifade eder.
Satellite (sevayt) : Satalit. Uydu.
Satellite Receiver (sevayt resivı) : Uydu Alıcısı. LNB’den gelen birinci ara frekans işaretinden ses ve resim işaretlerini elde eden cihaz.
Scanner (skenır) : Tarayıcı, tarama cihazı.
Scanning (skenin): Tarama, görüntüleme.
Scrambling (skembling) : Karıştırma. TV yayınlarının izinsiz kişilerce alınmaması için şifreli olarak karıştırılması. Bu şekildeki yayınları alabilmek için özel kodçözücü devreler kullanmak gerekir.
Screening Factor (skrining faktır) : Ekranlama Faktörü. Bir kutunun veya koaksiyel kablonun sızdırma veya ekranlama faktörü. Normal TV dağıtım sistemlerinde bu faktör en az 60 dB, Kablo-TV sistemlarinde ise en az 70 dB olmalıdır.
Shintaro Uda : 1 Haziran 1896 – 18 Ağustos 1976. Japon mucit 1926 yılında Tohoku Imperial University’de çalışırken, yardımcısı Yagi Hidetsugu ile sürücü (dipol), yansıtıcı (reflector) ve yönlendirici (director) ile yönlü yani yagi-uda anteni icat etmişlerdir.
Skew (skiv) : Eğrilik.Çevirme. Bir uydudan diğerine geçildiğinde feedhron’un polarizasyonunda yapılması gereken ayarlama.
Splitter (splidır) : Başka yere ayırıcı, dağıtıcı. Bir işareti iki veya daha fazla yere dağıtmak için kullanılan alet veya sistem.
Subcarrier (sabkariyır) : Alt Taşıyıcı. Daha yüksek frekanslı başka bir taşıyıcıyı modüle eden ikinci taşıyıcı. Örnek olarak; 4.43 MHz’lik renk alt taşıyıcısı ve 5.5 MHz’lik ses alt taşıyıcısı resim taşıyıcısını tekrar modüle ederler.
Submaster (sabmestır): Ana yardımcı.
Super High Frequency (supır hayg frikvınsi) : SHF 3-30 GHz aralığını kapsayan frekans alanı.
Switching (sviçing) : Anahtarlama. Anahtarlama ceryan açma-verme. Atahtarlama devre-bağlama.
Symmetric (simetrik) : Simetrik. Eş, bakışımlı, eşit, mütenazır, düzenli, simetrik.
Symmetrical (simetrikıl) : Eşitlik, bakışık dengeli, simetrili.

T
TAIEX OFFICE : Technical Assistance Information Exchange Office / Teknik Yardım Bilgi Değişim Ofisi
TBC : Time Base Corrector / Zaman Tabanı Düzelticisi.
TCAM : Telecommunication Convenient Appreciate and Monetary Committee / Telekomünikasyon Uygunluk Değerlendirme ve Piyasa Gözetimi Komitesi
TGM : Telsiz Genel Müdürlüğü / General Directorate of Radiocommunications
TIFF : Tagged Image File Format / Masaüstü Yayıncılıkta Kullanılan Grafik Formatı.
TK : Telekomünikasyon Kurumu / Telecommunications Authority
TR : Telekomünikasyon Ruhsatı / Telecommunications License
TRRS : Transportable Regional Remote Stations / Bölgesel Seyyar Monitör İstasyonları.
TSE : Türk Standartları Enstitüsü
TTTE : Telsiz ve Telekomünikasyon Terminal Ekipmanları / Radio and Telecommunications Terminal Equipment.
TTY : Teletype / Teletypewriter.
TÜBİTAK : Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu / Scientific and Technical Research Council of Turkey.
TÜRKAK : Türk Akreditasyon Kurumu / Turkish Accreditation Agency
TV : Television (talavijın) / Televizyon / Vericiden gönderilen elektromanyetik dalgalar üzerindeki bilgileri, görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan cihaza denir.
İlk canlı televisyon yayını A.B.D.de 1928 yılında gerçekleşmiştir. Yurdumuzda ilk televizyon yayını TRT tarafından 1968 yılında başlatılmıştır.
TVRO : TV Receive Only / Sadece alıcısı bulunan uydu yer istasyonu.
TX : Transmitter / Elektromanyetik sinyal verici, gönderici.
Talkback (talkbek) : Ses ya da müzik yayınının yapıldığı cihazla geri plandan konuşmak.
Tap (tep) : TV dağıtım hatlarında kullanılan ayırıcı ( yan çıkış ) eleman.
Telsiz : Elektrik enerjisi ile çalışan, belirlenemiş, kararlı elektromanyetik dalgalar yardımıyla, ses, resim ve benzeri bilgileri modülasyon şeklinde üreten, aldığı modülasyondaki bilgiyi hoparlör, ekran vb. veren elektronik bir cihazdır.
Telsiz bağlantısı : İki veya daha fazla telsiz arasında kurulan elektronik haberleşme.
Telsiz telefon :Elektromanyetik dalgalar (havayi hat) aracılığı ile çalışan telefon.
Telsiz telgraf : Elektromanyetik dalgalar ((havayi hat) aracılığı ile çalışan telgraf.
Threshold (treşold) : Eşik seviyisi. Alınabilecek en küçük işaret seviyisi.
Transceiver (trensivır) : Transmitter + Receiver = TXRX = Alıcı + Verici = Telsiz. Elektrik enerjisi ile çalışan, belirlenemiş, kararlı elektromanyetik dalgalar yardımıyla, ses, resim ve benzeri bilgileri modülasyon şeklinde üreten, aldığı modülasyondaki bilgiyi hoparlör, ekran vb. veren elektronik bir cihazdır.
Transformation (trensformeyşın) : Dönüşüm, dönüştürme, çevirme.
Transformer (trensformır) : Çevirici, dönüştürücü, muhavvile, transformatör, trafo. Aynı frekansta fakat yoğunluğu veya gerilimi genellikle farklı olan bir veya birçok değişik akım sistemini değişik bir akım sistemine dönüştüren elektromanyetik indükleçli statik aygıt.
Transmission (trensmişın) : İletme, nakil, geçirme, aktarma.
Transmission line (trensmişın layn) : İletme hattı, taşıma hattı, havayi hat, asma hat.
Transponder (trenspondır) : Uyduda bulunan ve alıcı, frekans çevirici ve vericiden meydana gelen mikrodalga tekrarlayıcı.
Trap (trap) : Tuzak. Sadece belli bir frekansı süzüp atmak için kullanılan süzgeç.

U
UHF : Ultra High Frequency/Kızılötesi Yüksek Frekanslar. 300-3000 MHz aralığını kapsayan frekans alanı.
UMTH : Uzak Mesafe Telefon Hizmetleri / Long Distance Phone Services
UMTS : Universal Mobile Telecommunication System / Evrensel Mobil Telekomünikasyon Sistemi
UPS : Uninterruptible Power Supply / Kesintisiz Güç Kaynağı
USB : Upper Side Band (Apır sayd bend) / Üst Yan Band / Üst Kenar Band.
Uda Arrey (uda irey) : Uda dizisi. Yagi-Uda Array : Yagi-Uda Dizisi / Yagi-Uda Anten : Düz bir taşıyıcı üzerine birbirine paralel olarak monte edilmiş pasif bir sürücü (dipol veya katlanmış dipol), yansıtıcı (reflector) ve en az bir yönlendirici (director) elemanlardan oluşan yönlü anten. 1926 yılında Japonya Tohoku Imperial University’de, Shintaro Uda ile Yagi Hidetsugu tarafından keşfedilmiş ve A.B.D.de Mayıs 1932 yılında Radio Corporation of America ile patent alınmıştır.
Ultraviyolet (altrıvaylet) : Gözlerde kum batması hissine yol açacak kadar hasar yaratan morumsu ışık.
Upconverter (apkenvıdır) : Üst Çevirici. Frekansı daha yüksek bir değere çeviren çevirici.
Uplink (aplink) : Uydular ile bağlantı kurmak için yeryüzünden uyduya gönderilen elektromanyetik sinyal gönderme işlemi.

V
VDA : Video Distribution Amplifier / Video Dağıtım Kuvvetlendiricisi.
VDR : Video Disk Recorder / Disk’e görüntü-ses kayıt eden cihaz.
VHF : Very High Frequency / Çok Yüksek Frekanslar. 30-300 MHz aralığını kapsayan frekans alanı.
VHS : Video Home System / Genellikle evlerde kullanılan amatör video formatı.
VoIP : Voice over Internet Protocol / Internet Protokolü Üzerinden Ses İletimi
VSAT : Very Small Aperture Terminal / Çok Küçük Çaplı Terminal
VSWR : Voltage Standing Wave Ratio (voltıç stending vevy reyşyo) / Gerilim Duran Dalga Oranı.
Telekomünikasyonda, iletişim hattı ile anten arasındaki empedans uyumsuzluğundan dolayı, antenden atılamayan ve geri dönen sinyal gücünün gönderilen sinyal gücüne oranıdır.
VTR : Video Tape Recorder / Kayıt özelliği olan video cihazı.
Verici Anten : İletişim hattından gelen elektromanyetik dalgayı veya modülasyonu bulunduğu ortama ışıma şeklinde yayan alet veya aparata denir.
Volt (volt) : Elektromotor veya dinamo (kollektör) gücün veya gerilimin birimi.
Voltage (Volteyc) : Gerilim, voltaj.

W
WAN : Wide Area Network / Neniş Alan Şebekesi
WAPECS : Wireless Acces Policy for Electronic Communications Services / Elektronik Haberleşme Hizmetleri İçin Telsiz Erişim Politikaları
WRC : World Radiocommunication Conference / Dünya Radyokomünikasyon Konferansı.
Wideband (waydbend) : Geniş band, geniş frekans bandı.
Wideband antenna (waydbend entena) : Geniş frekan bandlarında çalışan anten.

Y
Yagi-Uda Array : Yagi-Uda Dizisi / Yagi-Uda Anten.
Yagi Antenna (yani entena) / Yagi-Uda Antenna (yagi yuda entena) : Düz bir taşıyıcı üzerine birbirine paralel olarak monte edilmiş pasif bir sürücü (dipol veya katlanmış dipol), yansıtıcı (reflector) ve en az bir yönlendirici (director) elemanlardan oluşan yönlü anten. Yagi Hidetsugu : 28 Ocak 1886 – 19 Ocak 1976, Osaka City doğumlu bir Japon elektrik mühendisidir. Tohoku Imperial University’de çalışırken, arkadaşı Shintaro Uda ile 1926 yılında yagi-uda anteni keşfetmişlerdir. A.B.D.de Mayıs 1932 yılında Radio Corporation of America ile patent alınmıştır.
Yüksek Frekans : Saniyede 100 periyodun üzerindeki frekanslardır.

Z
Zahiri Direnç : Dirençten farklı olarak, kondansatörlerin (kapasitörlerin) ve bobin (indüktörlerin ) alternatif akım altında gösterdikleri dirençtir.

(Alıntıdır)